I loved you in the morning
olmak istediğim tek yer burası.. suyun altı.. damla damla oluşan dünyamın küçük kapısında koca kilit. bazen "neden" diyorum "bu kadar önemliydi ki? " . böyle zamanlarda anlıyorum. güvenli kanatların altında uyumak ne demek bilemedim, üzerine söyleyecek sözüm yok. umarım olur. cohen özlemi nedir anlatmak isterdim ama kimse benim verdiğim anlamları yüklemiyor kelimelere, eşyalara, notalara.... özlemiyor olmayı isterdim.
akça pakça sabahlarda tekrarlıyorum: evet bu sabah da sana benziyor.. olsun mu? olsun..
" I'm not looking for another as I wander in my time,
walk me to the corner, our steps will always rhyme
you know my love goes with you as your love stays with me,
it's just the way it changes, like the shoreline and the sea,
but let's not talk of love or chains and things we can't untie,
your eyes are soft with sorrow,
Hey, that's no way to say goodbye. "
L.Cohen
widow of a living man

inanılacak gibi değil.. sözümde yok, gözümün ucundan akıyor.. istemdışı teslim oluyorum.. direnmek ne haddime.. yakalanıyorum rüzgara, lodos.. üşütür demişti adamın biri, saat sabahın 4'üydü.. şimdi ayaklarımın altı beyaz bulut.. gözlerimin etrafı kırmızı.. rengarenk buralar yani.. yanımdan biri geçse savruluyorum.. etim tenimin, ben yorganımın altında kıvrılıyorum.. damarlarım belirgindir benim.. ama çıplak gözle çekildiklerini göremiyorum.. yani şimdi hastayım biraz.. belki sonra sarılırım sana?
söylemekten vazgeçtim
çok kolay.. çok çabuk.. ve çok geç.. isim yok pekiştirip yok ediveriyorum cümleleri ağzımın içinde.. dilime değmeden hazmoluyorlar.. duman içinde yürüyorum.. önümü göremediğimden değil.. endişelerimden.. onları küçücük gözeneklerine sakladım derimin.. belkide en iyisi bana dokunmamak.. olanlar olmayanların, bilenler bilmeyenlerin ellerini kelepçelesin..
cenazeler kaldırıyorum ellerimle.. bazen sarfedilen cümleler karşıma geçip hesap soruyorlar.. ziyan ettin bizi diye hayıflanıyorlar ya neyse.. ben toprağı kazıyorum.. avuç avuç kum.. avuç avuç kan..
bu, gözlerime çektiğim kaçıncı mil? ve artık hiçbiri önemli değil..
ben en çok annemi seviyorum!
hep derim.. tesadüf yoktur.. şimdi de inanmıyorum tesadüfen ihmal edildiğime.. ihmal.. olması gerekenin yapılmaması mı? eğer öyleyse o da yanlış bi ifade oldu.. herşey gibi.. demogojide on numara bir insan olduğumu ben de biliyorum.. ama öyle.. ne doğru mesela? "en doğru ne yaptın bugün?" diyorum..
"a) doğru derken?
b) çok soru sorma!
c) adam olda sen yap!
d) hiç!!
e) sen aslında yoksun!"
düşün.. düşün.. "dııt! cevap veriyorum.. d) hiç!!"
"braaavo bizden koskocaman ve fesfena bir gün daha kazandınız! yarın? peki ya buna ne dersiniz? ikinci bi şans.. sizin için bir çıkış?"
lagalugayı bırakın.. düşündüklerimi net olarak söyle'ye'micem hiç bi zaman..
hem düşündüm de sizene.. di mi? umursamayan umurlar küflenir.. yani sizde sizden içeri başka bir siz var..
bugün ömrün yarım gün
"Bu dilden firar eden her söz, yaydan çıkmış ok gibi
Sözler bazen bir hazine bazen dermansız bir dert tipi
Geçmiş dünden bahsetmek lezzetsiz..
Gelmemiş yarından hep mi şikayetçiyiz biz? ha?
Aklımın ipinin ucuda kaçmış, timsah katreleri boşalsın
Bir iki damla hiç değersiz ...
Hüzün ve kaderin pençesinde bir dev nam-ı-değersiz!
Gece-gündüz ömürden yontar dünya dönmez yarensiz.
Bugün ömrün yarım gün, serbest kalsın fikrim
Senin tozlarını silemez tenimden ellerim..
Varlık ruhu terk eder gözüm gözünden ayrılınca
Bendeki aşk altın misali ağırlığınca!
Sensiz benlik yokluk demek kalbim sana emekçi
Aşk denen illet çorak arazide tilki misal kurnaz bekçi
Başım sarkıt bir mahalsiz cümle yolumun önüne taş
Dudakların halden çakır keyif dertdaş
Gören der ki sel ağzına bina yapmak aptal işi,
Yel eserse kırmaz dişimi, kalp bir körse görmez bir şeyi,
Saniyeler dakikalarla yapar alışverişi,
Saatler seni alır benden korkarım olamaz gelişi
Hasret gözümün ışıklarını söndüren alçak misafir
Afitap sönük bir mum ayrılık hain bir zehir
Melek yanımda yüzünü saklar felek yüzüme kaş çatar
Bir tek bu hüznü sen boğarsın ipek tenin derime batsın
Rüzgar saçını süpürse mest olur bakışlarım
Adınla uyanır kulaklarım, yüzünle açar göz kapaklarım
En güzel şiirlerimle kaleme adını sayıklatırım
Odamın hayaletisin sessizliğine aşığım ....
Kafamı duvara yasladım omuzların yanımda yok
Ahbaplar maymun iştah sahibi.. benim içim senle tok.
Yok ki gücüm belki devler ülkesinde bücürüm,
Sessizliğinle gelir hüznüm yokluğunda gömülü ölüyüm.
Bu devranın binlerce sevgi müşterisinden biriyim
Yalnızlığıma küfrederim sensiz halden müştekilim
İlelebette dönmez olsan bil ki yalnız nöbetteyim
Hatalarıma savaş açtım her gün farklı kefendeyim!
Hayat günlük defter yaprağı hazan gelir dökülür
Gelirken ne getirilir ki giderken ne götürülür
Dertle anlaş deva bul üzüntü kalbi sömürürür
Yüzüne baktığım her an cennetten bahçe görülür.
Gülüşle şen değil gönül bucaklarında harabeler
Bu hilekar tavırla geçer fena saatler.
Seni içeren masallarım anlatılacak kadar kısa değiller.......Aşk ilinde bir tarafta cüceler diğer yanda devler ....."
sago mahlas kaf kef.. saygılar..
Ruhumda doğum lekesi var..
Lütfen bana hiç bilmediğim bişey anlatın.. hiç bilmediğim yerlere götürün..
Şaşırtın beni! Bir kez olsun..