bigalov
arkamı dönüp çıktığım kapıdan geri dönmeyeceğimi söyledimdi. şimdi kıs kıs gülüyor bana küçük serçeler bile. sivrisinekler ben ve bakkal amca, romandan çalıntı gibi hayatımız. elimizde 3 - 5 parça eşya, nereye gideceğini bilmeden savrulan sokak köpekleri gibiyiz. bunu anlatması zor. hepsi ne yapacağını bilememekle başladı. yani şöyle düşün: ben sana doğru koşar adım geliyorum, sense hareketsiz ne yapacağını bilmeden öylece duruyorsun. e doğal olarak ben sana çarpıyorum ve hatta geçiyorum. sonra çok bilmiş bir kadın gelip filmin en anlamlı lafını ediyor. adeta film çeviriyoruz. ama dedim ya sana da, ademle havva da böyle yapıyorlardı bu işi. olduğu gibi.biz ellerimizin üzerinde yürümeye çalışan iki ayaklılar, başımızı göğe kaldırdığımızda kibirlendik ya hani, ondan bütün tantana.