b
"Çocuk çıldırdın mı sen?"
Belki...
2006-05-25
2006-05-15
872. kez
inatla repeat.. üzerine söylecek bişeyimin olmaması ne kötü.."I'm a fountain of blood
In the shape of a girl

You're the bird on the brim
Hypnotised by the Whirl
Drink me, make me feel real
Wet your beak in the stream
Game we're playing is life
Love is a two way dream
I'm a path of cinders
Burning under your feet
You're the one who walks me
I'm your one way street
I'm a whisper in water
Secret for you to hear
You are the one who grows distant
When I beckon you near
Leave me now, return tonight
The tide will show you the way
If you forget my name
You will go astray
Like a killer whale
Trapped in a bay
I'm a tree that grows hearts
One for each that you take
You're the intruder hand
I'm the branch that you break"
björk - bachelorette
2006-05-14
sarı ile tanışmıştım o gün
"zerdaliler" sarmış bahçemizi.. ışıltılı bir sabahtı.. baharda çiğ düşmez sanırdım.. yanılmışım.. güneş vurdukça gözümü almıştı tanelerin ışığı.. içinde sıkıştığım.. aslında sıkıştığım demek yanlış olur.. kapatıldığım bej rengi bidonun dibinde kabullenmiş oturmuşum.. kapağı açıyorlar birilerine yüzümü gösterip yerime dönüyorum kendiliğimden.. alıştımdı.. hem tüm cümleler benimdi de devire devire bellerini incittimdi.. o zamandan bu alışkanlık demek.. o kadar çoklarki zihnimdeki zeminde.. birbirinden ayırdedemiyorum çocuklarımı.. birini seçsem diğeri üzülür diye korkuyordum.. -rum.. hani söylemezler kırıldıklarını.. belli etmezler ya olsun.. ben bilirim.. etrafımda dalgalanan bulut, alıverir bağrına da sonra yere çalar.. beni.. onları.. bizi.. ama o gece tertemizdi.. "ay nerde doğsa oradaydık.. dallarda zerdali çiçekleri.. savrulup gider rüzgar esince.. bütün bir bahar böyle geçti.." ellerimi boyuyordum o zamanlar.. ebruli olduğumu görmesinlerdi.. sustuğumu hiç bilmediler.. kalkıp gidecektim buradan.. haberleri olmadan sıyrılıvericektim bacak aralarından.. akacaktım.. hem belki o zaman gözlerimi kapatmak zorunda kalmazdım.. bunu seyretmek zorunda olanlara güzel hatıralar bırakırdım ya.. olmadı işte be anam babam.. sırtımı döndüm.. bir baktım alabildiğine deniz.. kül.. kafamı kaldırdım mavi.. gerçek.. gözümü kapattım al.. hülya.. olsundu kalırdım da.. "kandım gecenin karasına.. artık kimse kıramaz beni.. kül gibi deniz.. o sessiz kız.. kayıp bir sandala binip gitti." ne farkederdi..tanışalım mı tekrar? ben gü .. ağzımın kenarıyla içerim rakıyı.. "ağır otururum.. maksat molla desinler." unut geçen eski günleri.. bunca yıl sonra nasılsın?
"..you're in my blood like holly wine.."
geri sarıyorum.. yolda geri geri yürüyorum gibi yani.. kolundan çıkıp atıveriyorum kendimi yola.. yook! vazgeçerim her birinden diyorum.. yoook! adı unutulası.. tadını unutmak için tatmam gerekmemeli.. gözüm gönlüm açılmasın seni düşündüğümde bile.. söze döktükçe gerçek olma artık.. artık aslolanın söz.. aslolanın adam olmak olduğunu anlada çekiver kolumdan.. '..taste so bitter and taste so sweet.."birileri cümlelerini sarfederken.. gözümü ahşabın köşesinden ayırmadan bakakalıyorum ya kimse farketmiyor. olsun be canım.. ben bilirim.. yarın güneşin yüzüne doğuşunu göremiycem."Oh, I am a lonely painter
I live in a box of paints
I'm frightened by the devil
And I'm drawn to those ones that ain't afraid
I remember that time you told me
Love is touching souls
Surely you touched mine
Part of you pours out of me
In these lines from time to time
Oh, you're in my blood like holy wine
You taste so bitter and you taste so sweet
Oh, I could drink a case of you,
I could drink a case of you, darling
And still be on my feet
And still be on my feet"
2006-05-12
sarhoş çal pianoyu vurmalı çalgı gibi.. parmaklar biraz kanamaya başlayana dek..
"I've got you under my skin
I have got you deep in the heart of me
So deep in my heart, you're really a part of me
And I've got you under my skin
I have tried so, not to give in
I've said to myself this affair it never would go so well
But why should I try to resist when I know so well
That I've got you under my skin
I would sacrifice anything come would might
For the sake of having you near
In spite of a warning voice, that comes in the night
and repeats in my ear
Don't you know you fool you never can win
Use your mentality, wake up to reality
For each time I do, just the thought of you
makes me stop before I begin
Because I've got you under my skin"**
**Diana Krall - I've got you under my skin
2006-05-11
nefes al.. nefes ver.. yarıma başla.. bitirmek için çok erkenmiş gibi.. romeo'nun kafasını ezdi aşk.. propertius'un dediği gibi.. sağlam gururunun ışıltısı.. ezdi başını.. tanrıların en güzeli cupido.. mevzumuz bu değil.. henüz sabah.. sigara içmek öldürür diye bitane yakarmış eskiden.. şimdi ölmeye ramak kala neden yaptığını bilmeden yerinde sayıyormuş.. zaman öldürmüş en küçük oğlunu demişti.. gideyimmiş.. kalsam daha çabuk burkulucakmış bileği.. "kırılmış bilek gibi bakarmış gözleri.. " ama ben bilmiştim.. bilirim.. etinden geçer, canını görürüm.. kanına karışır, dolaşırım bedeni.. elin kolun bağlı.. ne yapacağını bilmeden.. ben gaddarım.. sözlerimi dinleyeceksin.. geçmişimin üzerinde yürürken çıplak ayaklarınla.. öyle seveceksin ki orayı.. şimdi çok canını sıkar olacakta, çaresizliği öğreneceksin bir kez daha.. ayağına batacak kırık kemiklerim.. ben kötüyüm.. adımı unut.. geleceği sileceğim gözlerinden.. sis kalkacak.. görmekten korktuğunu bana bile söylemeyeceksin.. ki ben canına can katan.. kocaman cümlelerimle fetih yollarında adını hatırlatacağım.. canını alırken.."No more waiting, no more, aching...
No more fighting, no more, trying..."
2006-05-08
bir adım daha atarsan vururum!
bugün vageçişimin yıl dönümü.. en güzel hediyelerinle kutluyorum.. ben teşekkür ederim.. ah ne demek tabii bütün bedenimi sana adayabilirim.. nedir ki.. sorun ettiğim şeye bak?! ben teşekkür ederim canım benim.. durdurduğun için her bir şeyi.. bir anda olmasa da.. bir zamanda.. ama dolunayın yanında ki yıldız varya.. heh işte o tepene düşecek üzüntüsünden.. bu son seslenişim olsun.. sağdan devam edelim ayrı ayrı.. bekleme yapmayalım.. hadi bakalım.. göreyim seni!
"bunların hepsini biliyordun di mi bebeğim? ha?!"
2006-05-07
özür dilerim

elimden başka ne gelir bilmiyorum.. -ebilir mi onu da bilmiyorum.. yokum.. yok olmak için yerin dibinden çıkmam gerek.. orada olduğumuzu unutalı çok olmuş.. arkamı dönüp bakmıyorum.. neden? hoşuma gitmiyorlar.. elim kolum bağlı oturuyorum.. eğer şu an öleceksem.. korkmuyorum diyor ya kadın.. ben korkuyorum.. seni mutlu edemeden gitmekten.. olduramamaktan bir sürüsünü.. şimdiye kadar yettiremediğim kendimi katlayıp çoğaltıp adam edersem eğer bigün.. yanımda yürümeyeceksin.. başımın üstünde taşırım seni.. yaşamamın sebebiyken.. sakla(n)mana dayanamıyor bu aciz beden.. arkamı döndüm.. elma dersem çık.. armut dersem çıkma anne..
2006-05-04
yok yok..
"have you seen, have you heard, have you thought or did you run and by the way did you stay? did he burn did she freeze, did he remember to say please ‘coz he is wise but i am weak, he’s the old owl with the beedy eyes, he’ll get you , you know. and all these things i talk about you’ve heard long before, so why ask for more? what you hear is what you know!
you say you know what papers for, to buy the things you wished for . what’s the point in all the greed, when you now you have all you need, so you take your cups, fill them up, drink it down, and get all high, and then later on wished you hadn`t `coz dizzyness is not easy. have a bite to eat, a sweet to suck, a glass of wine, it’s chill out time the night is cool but i am hot and what you hear is what you’ve got. what you hear is what you know! what you hear is what you know!
... facing the same hard way no luck they think.. but think part.. but not down.. not down.. coz we're all living day and night tryin' to get a better life.. just try and live with what you have.. live with what you have.. you might be better off.. then tryin' for more and not flyin off.. come on and fly off coz more money won't help.. if you haven't got a life.. if you haven't got a life, try to be what you are before.. tryin' for the wrong thing.. that will make you sad.. you'll find that not even paper can save you.. can save you.. you know all of this.. don't you?!! ha!"
hoppaa!! hop! hop! tamburada - merdiven..
2006-05-02
pembe..
tek başıma denizin üstünde yürüdüm.. ayağımın altı köpük köpük.. poseidon kutluyor beni.. bir hareketimle yükseliyor.. bi hareketimle duruluyor sular.. müziğimin 'echo'su
istanbul.. güneşi uyanacak uykusundan.. yüzümüz gözümüz aydınlanacak.. ama şimdi gri şehrime susuyorum.. yorgunluğumundan değil.. sakinliğimden.. farkettirmeden izlerken.. iki adım atıp keman sesleriyle arkamda belirecek gölge.. ayağımın altındaki su gibi berrak gölge.. pürüzsüz ten.. iki adım daha.. üşümeye alışık beden ısınacak.. hiç konuşmak gerekmeyecek.. sıcağın miskinliğinden homurdana homurdana bir sarılacak, bir sırıtacak.. ağzımızın kenarıyla içicez.. pembe.. iki adım daha.. sabırla eğitecek fortuna.. haşarı gölge akıla göz kırpacak.. gelecek zaman kipi şimdileştiğinde.. leş zamanları çoktan aşmış olacağız.. adım adım.. ben bugün suyun üstünde yürüdüm.. poseidon sevdi yüzümü..
2006-05-01
su olup yere çarptım etimi
avucumun içine ışık düştü.. gözlerimi açmadan görebileceğim kadar parlak.. doğduğumda alınıma sürülmüş koku.. annemin kucağından indiğimde tanıştığım kir, pas.. üzerime düşeni yapmak için kısıtlı zamanım varken, hep böyle bir köşede ağlamaktan başka bir şey gelmez elimden.. paniğe mahal verildiğinde sözlerimi cebime koyup susmaktan başka yapabildiğim birşey olmadı hiçbir zaman..adımı belleyin.. adımı iyi belleyin ki karşınıza çıkmadığında tekrarlayabilesiniz.. sonra duman.. yeni yüzümüze de sinsin.. şu kimsenin bakamadığı.. O'nu terkedeceğimi hiç düşünmemiştir eminim.. 'vazgeçecek kadar çabuk pes edemez'lerle avutuyor kendini.. oysa arkamı döndüm.. sıra adım atmakta.. ahşap mekana doğru.. güne doğru.. yarına doğru.. bir küçük yararsız..
"..kaygan ve yumuşak yorganlarıyla örttüm gözlerimin üzerini. Ilık bir nem perdesi ve içinde yıldızlar uçuşan, kızıl bir karanlık yorganın altına sızabilmek için yarıştılar...."
sonra.. duman yüzümüze sindi.. ışık düştü avucumun içine.. gün döndü..
o'nu terkettiğim gün en aydınlık olan.. kendime söylediğim sözlerin yarısını söyleseydim.. anlardı belki.. Le grand Tango çalıyordu tabii.. ses tellerimi yerinden söküp atmadan önce.. dans ederdik belki.. kafamı kaldırdım ki gözlerine deyeyim.. karşı apartmanın beyaz duvarından ışıklar yansıyordu gözlerine.. alıp alıp kaçıyor bakışlarını.. kimbilir neler düşünüyordu.. düşüncelerini takip etmek zor olmuştur her zaman.. kollarımın.. ve yüzümün ağrısından pes edip.. uzandığım yerde nefes almakta zorlanırken.. ellerim perişan.. dokunamamaktan sessiz.. tenim rengini kaybediyordu.. alacalanıyordum.. uykuya dalmadan kapıyı kilitlemesini söyledim.. onu terkedeceğimi düşünmemişti hiç.. sakince çıktı kapıdan.. beyaz ışıkta bırakmıştı geri kalanını.. bunu farkedince gelecekti yine.. ama ona geri verecek hiç bir şeyim olmadığına öyle inandıracaktım ki onu.. arkasını dönüp gidebilmek için yine benden yardım isteyecekti..
sonra.. annemin kucağına döndüm.. tertemiz.. "J'y suis jaimais alle .." gün yüzüme doğdu..