'üstelik tam zamanında geldiniz'
yılın son gününde bişiler söylemek gerekir mi bilmiyorum.. hiç bir gerekliliği bileğimize pranga misali vurmamış kişiler olarak siz ve ben.. kendi yolumuzda devam edeceğiz.. biliyoruz.. 'hafifçe sıçrayaraktan, azıcık eğilerekten, ansızın çekilerekten geriye.. koşaraktan öne doğru yeniden..' bu sene diğerlerinden daha aydınlık olacak umudumuz cebimizde.. gözlerimiz sımsıkı kapalı.. görmeden devam edeceğiz yine.. siz ve ben.. bu süratle ilerleyen zamanın paçasından tutunup, yerlerde sürüne sürüne ilerleyeceğiz.. sonra ayağa kalkıp üzerimdeki tozları silkeleyip şöyle hiç birşey olmamış gibi.. "hiç canım acımadı ki." diyeceğiz.. bu da geçecek.. ama biz bir sonrakine de aynı muameleyi çekeceğiz.. güvenli kucaklarda pamuklara sarıp sarmaladıklarında susarız belki.. ama yok o zaman da "burası çok sıcak" diye söylenip dururuz.. bilirim ben sizi, ben gibi..bu sene napın biliyor musunuz? vazgeçin.. çıkın içinde hapsolduğunuz hayatlarınızdan.. benim gibi.. siz de vazgeçin.. ya da öyle sadık kalın ki başka birini aramaktan vazgeçin.. ama geçin.. durmadan.. devam edin.. siz.. ve sonra biz, sizinle durmadan devam edelim..
yarın sabah akşamdan kalma halinizle uyandığınızda ilk işiniz kahve içip dün gece ne yaptığınızı hatırlamaya çalışmak olmasın.. bırakın dün geceyi iyisimi.. dünü bırakıp sıyrılıverin.. benim gibi.. uyanın yalnızca.. uyuşukluğunuzdan.. uyanalım sizinle.. hiç görmediğimiz rüyalarımızdan.. yürüyelim biraz.. güneş yüzümüzü ısıtırken bu kış gününde.. huzursuzluklarımızdan soyunup başa dönelim.. vazgeçelim.. yalnız biz gibi.. çünkü siz 'bilemezsiniz.. ne güzel.. rengarenksiniz.. öylesiniz öylesiniz..'