bir müddetlik kaygı duruşu / you cut her hair
eski arkadaşların evlerinde gün doğumuna kadar aklında dönüp duran.. ya da ne bileyim eski aşkların cenaze törenlerinde marş gibi diline dolanan şarkıları tekrar tekrar dinlemek bir geri çağırışmış.. seslenmek gibiymiş hani.. o zamanların kayıtsız kalamayışlarına.. karşı gelişlere methiye düzmek gibi.. sanki bir tek o zaman mümkündü 'kendi' olabilmek.. herkesin olduğu gibi kucak açtığı.. olagelişlerin ülkesi.. bizim ülkemiz.. umursamaz aklımızın ücralarında sek sek oynaya oynaya büyüdük biz.. kavga ettik barıştık.. aşka düştük ayıldık.. sarhoş olduk ayıldık.. hep ayıldık ama.. bir sonrası vardı.. biz bir vardık, bir yok olup duruyorduk sürekli.. bu kayboluşumuz öyle periodik bir hal alıyordu ki, kaybolup bizi o şöminenin önünde birinin bulmasını bekliyorken, biz buluyorduk kendimizi.. kocaman aynalı, kocaman abajurlu, izbe bir eskicinin şöminesi cayır cayır yanarken taş duvarlarından soğuk üflüyordu boynumuza zebaniler.. katran karası kahvelerin bir yudumunu bile içmedim, ama bir fiske bile vurmadım pamuk yüzlerine, geçmişimin çocuklarının..şimdi susmamın tek nedeni bu sırtımdaki dayanılmaz ağrı olsa gerek.. burada ateşleri insanla harlıyoruz geceleri.. gözyaşlarımızı yutup karnımızı doyuruyoruz.. vazgeçişlerimizi boynumuza diziyoruz.. yutkunup unuttuğumuz her cümle için bir kere vazgeçiyoruz.. ve sen yine köşeyi dönüp gidiyorsun.. dünden razı yokluğunu da alıp.. bilmemkaç senesinin bilmemkaçıncı ayının o talihsiz günü saat bilmemkaç sularında kalan aklını çelip gidiyorsun.. önemsiz ve yersiz bir kaç cümle daha ediyorum yine.. olduğun yerde herşey biraz daha uzaklaşıyorken, ben barındırmadığın hayatını izliyorum oturduğum yerde.. değemiyorum.. kapandığım küçük odanın kilidi yok.. hissettiğim kocaman yokluğun tarifini bulmak için mutfağa koşuyorum.. gitmişken hassas kantarda ölçüp biçip hissiyatımı sonra kesiveriyorum satırla en göze fer, gönüle şenlik yanlarından.. dermansız dilime pelesenk küfürleri sıralıyorum durmadan.. etime attığın her çentik için bir kere öpüyorum seni.. sonra soruyorum "kolyem nasıl? beğendin mi?"