huzur ltd. şti.
bazen nerede olduğunu unutup.. yalnız kendi içinde bir güzel koltuğa kurulmak gerekir.. kulağında o güzel şeyler anlatan müzik.. ne bileyim.. hani kapıda bb&.. yazmadı belki ondan.. bir tek başına huzur'a değme takıntısı.. belki de Tanpınar okumalıyım..
samimiyetin özünde aktarım varsa eğer, anlatmaya nereden başlamam gerektiğini düşünmeliyim önce. kader'in ağlarını ördüğü demek istemiyorum.. hımm..
birisi kalkanlarını cilalıyordu.. bir diğeri adını unutmuş dolanıyordu.. ötekisi çok biliyordu vs.. bilenler bilmeyenlere hayatın bilmemkaç köşesinden nasıl dönüleceğini anlatıyor.. herkes mutlu mesut tamda olduğu gibi, değişmeden hayatlarına devam ediyorlardı.. o zaman da huzurluydum.. bilindik sularda yüzmek keyiflidir çünkü.. ne bileyim.. denizden korkarım ben zaten.. aşina olduğum mekanda, aşina olduğum bir zamanda ve çokça tanıdık bir yüzle gülüşüp konuşuyorduk bolca.. yalnız da değildik hani.. etrafımızda bir sürü bildik insan.. bir merhaba ona.. bir selam diğerine.. vs vs.. her daim barda oturan 'pis moruğun' bana gülüp, öyle saçma şeyler söylemesine de kayıtsız kalamazdım tabii.. insanı nasıl yorar.. nasıl canından bezdirir anlatılacak şey değil.. ama bunu yaparken öyle 'gerçek'tir ki.. hani bilirsin ki o değildi o sözleri söyleyen.. ya da öyle bağırıp çağıran.. şimdi yazarken farkettim de amma bana benziyo yahu.. 'gerçek'ten kastım.. yapmacıksız ve art niyetsiz.. temiz yani.. gerçek. bir şeyleri yaşayarak anlatmayalı ne kadar çok zaman olmuşsa artık, konuşur gibi yazmak konusunda biraz sıkıntı çekiyorum.. zira tüm bunları söylerken çoğunuz bilirsiniz ki elimi kolumu tutamam, ağzım yüzüm oynar, sesim yükselip alçalır, küçük bir yudum alırım... hepsi olur.. olur da işte ben tam dünyada 'gerçek insan' kalmamış diye dolanırken.. koca kafasını kaşıyarak bardan kaldırıp.. "naptın saçlarına?" dedi. "ne demek o?" dedim.. "naptın saçlarına?" ben şöyle usuldan yanaştım.. böyle her zaman ki meymenetsizliğiyle "yapmışsın bişi işte böyle değildi.. tepelerine fön çekmişsin çok çirkin olmuş".. amma sinir bozucusu adam bu be diye geçirdim içimden.. dışımdan çemkiriyordum tabi.. vır vır vur.. yok efendim neden öyle dedin? neden beni sevmedin? neden öyle baktın? ahahaha komple zırvalıyorum hala.. fikirlerim değiştikçe değişiyor.. evrildikçe yamuluyordu tabii.. hımm.. bak yine şimdi farkettim de sen benim aklımı çelebilirsin.. dur ben bunu bi düşüniim..
hayatımdaki herkesle biz.. bizbize ne mutluyuz.. oh.
samimiyetin özünde aktarım varsa eğer, anlatmaya nereden başlamam gerektiğini düşünmeliyim önce. kader'in ağlarını ördüğü demek istemiyorum.. hımm..
birisi kalkanlarını cilalıyordu.. bir diğeri adını unutmuş dolanıyordu.. ötekisi çok biliyordu vs.. bilenler bilmeyenlere hayatın bilmemkaç köşesinden nasıl dönüleceğini anlatıyor.. herkes mutlu mesut tamda olduğu gibi, değişmeden hayatlarına devam ediyorlardı.. o zaman da huzurluydum.. bilindik sularda yüzmek keyiflidir çünkü.. ne bileyim.. denizden korkarım ben zaten.. aşina olduğum mekanda, aşina olduğum bir zamanda ve çokça tanıdık bir yüzle gülüşüp konuşuyorduk bolca.. yalnız da değildik hani.. etrafımızda bir sürü bildik insan.. bir merhaba ona.. bir selam diğerine.. vs vs.. her daim barda oturan 'pis moruğun' bana gülüp, öyle saçma şeyler söylemesine de kayıtsız kalamazdım tabii.. insanı nasıl yorar.. nasıl canından bezdirir anlatılacak şey değil.. ama bunu yaparken öyle 'gerçek'tir ki.. hani bilirsin ki o değildi o sözleri söyleyen.. ya da öyle bağırıp çağıran.. şimdi yazarken farkettim de amma bana benziyo yahu.. 'gerçek'ten kastım.. yapmacıksız ve art niyetsiz.. temiz yani.. gerçek. bir şeyleri yaşayarak anlatmayalı ne kadar çok zaman olmuşsa artık, konuşur gibi yazmak konusunda biraz sıkıntı çekiyorum.. zira tüm bunları söylerken çoğunuz bilirsiniz ki elimi kolumu tutamam, ağzım yüzüm oynar, sesim yükselip alçalır, küçük bir yudum alırım... hepsi olur.. olur da işte ben tam dünyada 'gerçek insan' kalmamış diye dolanırken.. koca kafasını kaşıyarak bardan kaldırıp.. "naptın saçlarına?" dedi. "ne demek o?" dedim.. "naptın saçlarına?" ben şöyle usuldan yanaştım.. böyle her zaman ki meymenetsizliğiyle "yapmışsın bişi işte böyle değildi.. tepelerine fön çekmişsin çok çirkin olmuş".. amma sinir bozucusu adam bu be diye geçirdim içimden.. dışımdan çemkiriyordum tabi.. vır vır vur.. yok efendim neden öyle dedin? neden beni sevmedin? neden öyle baktın? ahahaha komple zırvalıyorum hala.. fikirlerim değiştikçe değişiyor.. evrildikçe yamuluyordu tabii.. hımm.. bak yine şimdi farkettim de sen benim aklımı çelebilirsin.. dur ben bunu bi düşüniim..
hayatımdaki herkesle biz.. bizbize ne mutluyuz.. oh.