kontrol paneli ve bir kısım kovalent bağ ayarı
Allah biliyor ya, içimden bir sürü soru geçiyor.. ama çok şükür kimi soruları sormamayı öğrendim..-merhaba.. demek şiir seversiniz..
-şiir de severim, fikir de..
her yola gelir görünüp tek yoldan ilerlerken çok acemice, ayağımın her tümsekte burkulması gibi, çok çocukça duruveriyorum.. kalakalıyorum.. nasıl desem ileri gitmek mümkün olsa dahi kalakalıyorum o an.. o anda.. o andan biraz sonrasında.. ve civarında ve ötesinde ve berisinde.. bir kaç ve hatta bilmemkaç kardeşi geçip gittikten sonra o an'ın dönüp baştan yaşıyorum hepsini..
-mazi kalbimde yaradır-
demem o ki.. bu bağlanma işi güven ister.. emin olmak ister.. oysa ki biz bütünüyle kuşkudayız.. ne yazık..
-yeniden rol yapalım mı? şimdiyi unutalım mı? gerçeklere gerek yok havadan sudan konuşalım mı?-
yaratmak sürecinin sancılı döngüsü gözüme giriyor.. ehm batıyor pardon.. bu bağlamda biz su içinde kalıyoruz.. sudan çıkarsa ölecek olan ama sudan nefret eden birer balık oluyoruz.. bkz. kustrika'nın uçan balığı.. tüm evrene gözlerimi şaşı yaparak ve uzaylı selamı çakarak ters vole vurmak istiyorum.. öyle de serzenişliyim..