2007-07-02

walls after walls / Valeh

mutlu olmaya uğraşırken düşünülmeyen tek şey neyle ya da nasıl sorusunu sormak sanırım.. hani "hayatım boyunca hep sevmediğim elbisler giydim" demeden mi gideceksin kucağına sende önce gidenlerin? avuntu hepsi.. hepi topu bir yalan insan.. bilebildiği duyumsayabildikleriyle sınırlı, aklı hiç görmediği engin denizlerin hayalinde..

ben bir düş gördüm.. aklımda uçuşan pembe çiçekler.. yeşiller arasından.. onları bir ben gördüm bir yanımdan geçen kelebek.. kan ter içinde oradan oraya konmaya çalışırken bir güzel, bir serin, bir bilindik esinti duydu aciz bedenim... etimden bir damla yere damladı.. cümleler kısaldı.. zaman daraldı.. "yani sen" dedim "bir başkasını da böyle sarmış mıydın? bir önceki durakta herhangi bir insanın saçlarını okşamıştın öyle mi?" ses çıkarmadan durdu karşımda.. boynunu bir garip eğdi ki bildiğim her dili konuşuyordum.. bildiğim her dilde anlatıyodum meramımı.. anlayabilecek bir o kalmıştı sanki dünya üzerinde ya da biz dünya üzerinde ikamet etmiyorduk.. bu nasıl lütuf? bu nasıl küfür?

unut.. görmediğin denizleri.. ezberlediğin isimleri.. tüm dilleri.. kökleri.. yörükleri... uçan balonları.. söylediğin şarkıları.. okuduğun kitapları.. şiirleri.. edip cansever'i.. oğus atay'ı.. turgut uyar'ı.. Hank'i.. eski dostları.. kayıp günlükleri.. esir günleri.. bu şarkıyı.. bu çalan.. olağanın da üzerinde şarkıyı.. bir diğerini.. yanından geçen kadını.. önümde duran adamı.. aklıma kazınan yüzleri.. suretlerine suret eklediğim sesleri.. en önemlisi insalarını.. kendi.. biricik.. insanlarını.. arkanda bırakırken kalbinle ciğerin, ayağınla toprak arasına sıkışan bir kocaman acı.. o acıyı.. hepsini bırak çünkü bu bahsettikleri bizim bildiğimiz bir yer değil, bu anlattıkları bizim bildiğimiz hayat değil.. 'başka türlü birşey'.. çok başka..

yüzünü yüzüme kazıdım.. başka yolu yok.


Blog dizaynı
Fantastik bir akıl oyunudur


Kullanılan fotoğraf bir Zuhal Koçan çalışmasıdır

<--
Get your own Box.net widget and share anywhere! -->