mavi yağmurlu gün üryan / duygulara tercüman
sanırım bugünün karmaşasından duyduğum her kokuyu geçmişe atfeder oldum.. bir yaz günüydü, yine bu yaz ve tabii karpuz kokusu geliyordu bahçeye açılan kapıdan evin içine oradan uyuduğum yatağın başucuna.. derince bir nefes alıyordum yanağından, zira o zamanlar ölüm nefesimizi kesmemişti, yalpalaya yalpalaya yürüyorduk.. küçük bir kedimiz vardı bahçede koşuşan.. yaşadığımız şehirden oraya kadar otobüste ve bizim kucağımızda gelmişti.. ne kadar eski oysa ne kadar taze aklımın küçük çekmecelerinde, dizilen ve sonu gelmeyen.. unutulmayan herşey gibi.. unutulmak istenen onca şey gibi ya da .. bir kucaktan bir diğerine.. sonra en güzide tedavi merkezine.. tüm yaralarından arınıp adına yakışır bir anı olmak için çabayla, hevesle, aşkla soyunup gözlerini kapatıp sonra.. görmedim duymadım ama işittim.. bilmedim, söylemedim ama dokundum demek için.. gerçektim ve gerçeğimin adını koydum.. tıpkı kendim gibi.. uykularımdan uyanıyorsam gecenin bir körü, kendim için tuttuğum yastan uyanıyorsam gecenin bir körü yarın tek başımalığımla, daha önce nasıl yaptımsa yine öyle suya, ışığa, rüzgara anlatmak için tümünü.. suyla akıp, ışıkla aydınlanırda rüzgarla uzaklara belki sizin yamacınıza gelirler diye.. o zaman beni bilirsiniz.. buradan bilmem kaç kilometre uzakta yaşayan.. bilmem kaç kişilik bir ailenin en birinci ya da en sonuncusu olan siz.. yakınlaşırsınız adım adım.. bilmiyorsanız öğrenirsiniz, duymadımsa dinlerim sizin türkünüzü de.. sizin de güneşiniz yakar mı, rüzgarınız savurur mu diye.. uzakta bir köşeden yabancılar yürür mü sokağınıza? siz de hiç gidemeyecek gibi hissettiniz mi geçmişin bu görkemli ülkesinden? beklediniz mi hiç gelmeyecek olan bir gemiyle o düşlediğiniz ülkeye gidememeyi? unuttunuz mu ya da tüm ihtişamıyla üzerinize çöken geceleri, uyandığınız huzurlu sabahların dönüştüğü kargaşayı, tümüne aşinayız diye attığınız yalanları?***
bir dünya yabancısı '79da Almanya'da bir grup yandaşıyla şarkı söylüyordu..
***
but let's not talk of love or chains and things we can't untie, your eyes are soft with sorrow, Hey, that's no way to say goodbye...