yok olmak üzerine
iki gün sonra diyelim ki ben yoktum.. kucaklarında umutları, genç kadınlar eteklerini sıyırmışlar aşiftelik olsun diye.. kollarında bilmemkaç ayar sevdalı, gözleri sürmeli, elleri kolları dolu.. hani olur ya.. bir miktar saat sonra diyelim ki ben yoktum.. okuduğum kitaplar kurtlanmış.. söylediğim sözler sahiplenilmiş.. zaten yokmuşum.. olmamışım gibi bir gün doğmuş.. sanki benim saçlarıma rüzgar takılırmış zamanın birinde.. ellerim bir yüz ararmış.. kahverengilerinden ışıklar geçermiş.. adam seçer, güzel severmişim.. de işte hani şimdi yoktum, kalem kağıt üzerine gölgem düşmüyormuş.. bir cesaret yarını cebime koyup haymana ovasının ortasında bu genç yaşımda, sabahı çekmişim içime.. binbir türlü çiçek açmış toprağım..demem o ki; hay bu gece aklıma yokoluşu sokanın?
" kaç yaş yaşadı umutlar
uçup gittiğinde
girdiğim yas törenleri
sahiden girdim mi?
yüzdeye vurunca
kaçta kaç sevinç
acılar içinde
sahiden sevdim mi?
görür gözüm görmezden
bilir usum bilmez gibi
aldanıp al kumaşları
sahiden giydim mi?
mızrak batımı kar
mutsuzluk ovalarında
aradım, savaştım
sahiden buldum mu?
yere dikili gözler
baktım bir yerde yukarı
yukarda - -
sahiden gördüm mü?"**
**B. Necatigil - balbal** köşeden annaneme göz kırparım.