2007-06-13

öz'leşim / son durakta yolcu kalmasın

bir zaman bilenler şimdi unutmuş ve umurlarını aldırmış, fileto şeklinde tezgahın üzerinde yatıyor.. aslında şimdilerde kimse bilmiyor.. şimdilerde herkes ve her kim ve sen dediğim ikinci tekiller ve ben ve diğerleri ve O ardından öteki.. ışığı yakıyorum ortalık karanlık.. ışığı açıyorum ortalık karanlık.. dünya kuruyorum toz ve gaz bulutum hazır.. puuf dağıldı elimdeki kum taneleri.. hüüf uzaklaştı önüme düşen tüy (kimbilir hangi kuşun bilmem hangi yerinden kopmuş veyahut -ırılmış) savrula savrula.. hani onlar bir düz istikamet tutturamaz ya, inerken yere bir sağa bir sola yalpa.. ve tabi poof tüm güzel insanların kalbi patladı desem, çizgi karakterlerin başına gelenler gibi hayali bir şeyden bahsetmediğimi inatla söylesem.. akabinde pıır uçuverdi desem.. ama bunu kıvırcık saçlı herhangi biri şarkı yapmasa..

dünyada herşeyle bağını koparmış ve sadece 55 yaş sınırında gezinen bir bezgin gibi, oturduğum yerden kalkmadan (sanki popom kocaman, sanki benim yağlarım yerlere damlarmış, çirkin ve ucube, azami derecede kaçık.. mışım.. mışız.. ) böylece hayatımı sürdürme hakkımı kullanabilirim istersem, ama yok.. sözüm ağızdan çıktımı varolmaktan vazgeçtiğinden.. işler hep tersine işlediğinden.. sen, ben ya da her kimse yok olduğundan. yine tersine döndürüp koy diyorum kaderin kalçasına bir şaplak.. uğur polat vurgusu diye birşey var bahsetmedim hiç sanırım.. ama olsun o var.. gördüm de duydum da vuruldumdu bir zaman edip cansever tutkusuna.. velhasılıkelam bu vurgu ve tutku sarmaşık giib bacaklarımdan yukarı, oradan içime taa uçlara.. sonrasında size, sana, bana ve her kime ilerliyor.. ben sana, sen zamana aksediyorsun ey ademin evladı.. ve bu söylediklerim ancak o zaman hayat bulacak belki.. su yüzüne çıkan insan sureti gibi (hıııı) nefes alacaksın derinden, sonra vereceksin tabi (ııııh) derinden.. bu sana verdiğim hangi çocuğum cilvesi bol, pür neşe rabbim.. ki sen zamanın ta kendisisin ve ben yokum.. ki sen ruhuma üflersin ve ben kayıbım..

şşş.. müziğin sesini biraz kısın ki uyanmasın güzel rüylarından bir güzel yüz.. belki o sırada memnuniyetten yanakları büzüşür, ağzı kulaklarına yanaşır, sakalları kendine batar.. bir küçük yüz.. nedeni belirsiz bir mutlulukla göz kırpar bana, sabah kucağına alır küçücük ellerinden tutar memnuniyetle.. zaten.. ama (yine) yok bunu söylersem tersine alabora olmasın esmer güzeli.. şşş... cümlelerinizin eteklerini kaldırın, küçük şeylerini saklayın, sesinizi çıkarmayın.. utancımı kapının önünde, paspasın altında bulabilir ancak kapıyı bununla açmaya çalışırsanız yanılabilirsiniz.. bilin ki biraz uğraşmanız gerekecek.. kurcuk kurcuk kurcuklayıp kapıyı, burum burum burmalısınız saçlarınızı.. bu kapı size - artık - ka - pa - lı .. umrumda (belki) insan canlısı, dost sever, hayata küser, kolları açık, elleri kapalı, kalbi açık, sevdası yaralı.. ama çok geçin de geçi belki şimdi.. ve belki kimse olduğu gibi, her kim durduğu gibi değil.. bundandır vazgeçtim epeydir konuşmaktan.. hissedemiyorum diye çırpınırken düşündüm de 'his benim'.. ta kendisi olduğum bir şeyin idrakında güçlü çekiyorsam bu benimle benim arama çektiğim ince duvar.. şefaf duvar.. kaygan duvar.. vıcık vıcık duvardan olabilir en çok.. ve diğerleri üzülürken üzüntülerini yanak içlerine sıkıştırıp gülmek apse yapıyorsa hissiyatlarımda, hep yekün püskürürüm.. ouv evet bebeğim.. ben kişi'sel bir köpeğim..


yani bu sizinle benim, benimle onların, onlar ve diğerlerinin arasındaki sıradanın en tepesindeki bir sorunken; ben onu ellerimle büyütüp (ir ir ir), tokatı basıyorum.. ağzımda bir ilaç tadı.. bir süredir burnumdan nefes almayı bırakmışım.. ama içimde kocaman denizler, ellerimle çalıyorum yaşayışı.. pianodan çıkan seslere eşlik ederken düşünüyorumda bu da benim çalgım mı yoksa? bu kadar çok değebilir mi cana.. candan tene.. tenden dudağa.. varolabilir mi, bu kadar gerçek, o kadar gerçek.. söylediği kadar büyük.. duyduğum kadar yüksek.. bir varmış bir darmış kıssadan hissesi.. fiyatları hızla düşüyorken.. ve umudun gramajını çekiyorken aşağı bu kahpe fırıncı kalfaları (neyine böyle gevşek gevşek gülüyorsa karşımda)..
nerede bu devlet? nerede bu insanlar?


Blog dizaynı
Fantastik bir akıl oyunudur


Kullanılan fotoğraf bir Zuhal Koçan çalışmasıdır

<--
Get your own Box.net widget and share anywhere! -->