2007-05-12

sızıdan gün doğar

lambaya püf dedim.. gözlerime dumanı süzüldü.. ellerim, kollarım hareketsiz.. öylece kalakaldım odanın karanlığında.. durduk yere birikmiş bir yığın, bir tomar, iki avucu kadar kelime.. dilimin ucunda ha söyledim, ha söyleyeceğim.. olmaz.. beş para etmez bir tomar kil dolmuş benim genzime.. her duygu, her hissiyat, her .. biri sönen lambadan sızan duman yüzünden şimdi gözlerimden akıyormuş sanki, yanağımın kenarından dudağıma, -na gecenin.. asıl o taşımalı bir başkası olmanın bilincini yüreğinde.. taşımalı ki ayrılsın günden, ya bilmez geceyi gündüzü, kör kuşları sokağın.. anasının kucağından zorla yere bırakılan bebeler gibi, emekleye emekleye ulaşamadığım uzakların hesabını yapsam.. dinler misiniz bu gece de size ruhu göğüs kafesinde kor yanan bir kadının eli böğründe, eli döşünde, açıpta çıkarışını anlatsam, varını yoğunu? hiç saklamamış olduğundan gururla serip ayaklar altına, sonra kimsenin basmasına izin vermeden kırıp tüm camları, üzerine yürüdüğünden.. veyahut durduğundan sabaha kadar bir küçük yatağın ucunda, ışığı özleyerek bir sabahı beklemenin nasıl bir umut büyüttüğünden bahsetsem.. denizin kıyısından, kuru çamur yoldan, buradan, ateşin isinde yürüyüp kendiliğinden uzaklaşan, kendinden uzaklaşan, dışarıdan bir türkü söylesem size.. şimdi baktığım yeşilin ucunu denize bağlayan şehrime arkamı dönsem, bir dizi hikayeden yalnız birini seçip sakladığımda gözlerime ışığı süzülmese, dumanı yüreğimde.. lambaya püf dedim canımdan can, nefesimden çıplak ayaklı çocuklar yürüdü.. bu baktığım yeşilliğin, daracık aklıma sokulan uzunca soluklarından.. diyorum ya vazgeçsem şimdi.. tam zamanıdır.. her birinden vazgeçsem şimdi.. tam zamanıdır..


Blog dizaynı
Fantastik bir akıl oyunudur


Kullanılan fotoğraf bir Zuhal Koçan çalışmasıdır

<--
Get your own Box.net widget and share anywhere! -->