2007-03-03

Taç

geceleri gökyüzüne bakmak yaramamıştır bana hiç bir zaman.. ve tabii şimdide hayra alamet olamazdı aklımdaki görüntüsü.. uyumuyorum, gözlerimi dinlendiriyorum şaşkolozluğunda.. bakmıyorum yahu aklımdan yıldızlar geçiyor diyorum.. yutmazsanız gargara yaparsınız canlarım.. maksadı haddini aşan düşüncelerin önüne bir ket, ardına bir destek.. elimizde stepne (nasıl yazılıyor bilmem, açıp bakmaya mecalim yok.. demem o ki belki de istepne), patlayan hayallerimi değiştiriyorum.. biri patlasa en çok kontrolde zorluk çekersin.. -sayı artınca.. çok şekilli savrulursun Lethe'nın yamacına.. ama işte neredendir bilinmez, belki de birisi koymuştur cebime bir zaman, 'şans' çabuk farkediyorum kaybedeceğimi.. üstelik benim üstadım canını vermeye yeltendiydi.. bilmezdi durmayı.. ve tabii ne konuşmayı, ne oturmayı kalkmayı.. he ben de bilmiyorum ya olsun.. benimkisi sarsaklıktan... umursamazlıktan değil.. umur dediğin benimle tamamlanır zaten.. (böyle bir isim olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdığımı söylemeden geçemeyeceğim.. miciğim, mucuğum..) her neyse dediğimi de unuttum gerçi ya devam edeyim Edgü'nün peşinden, kendime not adını verdiğim saatler var mesela gün içinde, gözlerimin kenarına yazıveriyorum.. sonra ellerimle siler gibi yapıyorum ki okumasın başkası..
bugün kendime karaları not ettim.. esmer sabahları.. bir yaratığın en çok özlenecek yeri olan boşlukları suratındaki.. güldüğünde ortaya çıkan gereksiz kıvrımları.. her nedense insanların yüzündeki boşluklara dikkat ediyorum.. sonra onlara dokunuyorum hassasiyetle.. ne kadar yumuşak tenlerinin, ne kadar altına kıvrılıyorlar da devam ediyorlar nereye kadar.. onlar.. kıymeti bilinmeyenin değeri kendiliğinden düşüyormuş demek ki ivedilikle.. kendi kendine veriyormuş hesabını... "bu yılın cirosu şu kadar bilmemne hanım..", "aferin evladım bu sene de yeterince irtifa kaybetmişiz.. "
yani 'ben' geceleri gökyüzüne bakmam.. gökyüzü yalnız yıldızları kucaklar geceleri, onların saçlarını sever, onların ellerini öper.. baktıkça daha yalnız hisseder insan.. daha korunmasız belki.. ve ifade edilemeyen bilmem kaç duygu daha.. hep biraz daha fazla ama.. o nedenle geceleri bu yalnıza iyi gelmiyor efendim, parıltılarıyla gözünü alan yıldızlara bakmak ya da göremediğinde onların hülyasını düşürmek aklının ücralarına.. bir zamanın bey efendileri gecenin üstlerini örttüğünü söylerlermiş.. bir rivayete göre onlar karanlıkla beslenirlermiş.. şimdi gelseler bir bir anlatırım onlara gecenin yorganımı üzerimden çeken tek çelimsiz, tek hain ve en korkak zaman olduğunu..


Blog dizaynı
Fantastik bir akıl oyunudur


Kullanılan fotoğraf bir Zuhal Koçan çalışmasıdır

<--
Get your own Box.net widget and share anywhere! -->