Lamma Bada
davullar çalıyor tepemde, yabancılar dansediyor, memleketin eşrafı şarkıya eşlikte.. tek kelimesini anlamıyorum.. ilk yazılan sonuçtur diyor tüm heybetiyle Gaia, başlangıç da sona göre oluverir.. toprak yarılır benim yüzümü sever, gök ikiye ayrılır bulutların her biri gözleri yaşlı beni yanına çağırır.. omzumda bir gölge gök gürültüsü, kulağımda bir ses değil.. ellerimin efendisi çalıyor düşüncelerimi benden.. gözlerimi kaçırıyorum.. ne diyordu adam ağlarken? etrafımı sarıyorlar.. düm teka.. düm.. kollarımı bağlıyorlar.. tek.. başımı eğiyorlar sağa.. dön diyorlar.. düm.. düm teka.. döne döne yorul.. yorul ki uyuyasın.. davullar çalıyor tepemde.. akan nehrin kıyısında çamurlar.. çamurların üzerinde bir zavallı kadın.. bir esmer kadın.. nasıl ağlayamıyorsa ağaçlar yapraklarının ardından, o da öyle dona kalmış sanki bağrında bağıran sular.. buradan gidiyormuş, miasma çatısında tünemiş akbaba.. günahın suali olmaz tanrıdan.. suyun yamacında toprak varsa yarılsın.. yarılsın da çamurlara bulanmadan temizlenmesin ademoğlu.. bacaklarımdan yürüyor aslan başlı köpekler.. elalemin gözünde dolunay.. durup kapıyı açıyor.. arkadan dolan diye bağırıyor diğerine.. orada değiyor saçıma rüzgar.. nereden bilir adını geçiremediğimi içimden de susup can suyumu içtiğimi tenimden.. avuç dolusu altın bırakıp döşüne arkasını döndü ya doğuştan yaşlı adamın anası.. şimdi ölüme dikmiş gözlerini, gözleri kan çanağı.. davulları duymuyor sabah, yaprağına düşen çiği duymadığı gibi ağacın.. paçaları çamur eteklerinin.. hep bordo, hep krem.. ne kırmızı ne beyaz.. alcalanmış suratı, katmerli alnının ortasında bir el yazısı.. bulan çamura be ademinkızı.. gök yarılır.. bulutlar çalar şarkıyı, yerliler dans eder, yabancılar şarkıya eşlikte.. tek kolum, tek bacağım, tek kulağım.. toprak ikiye ayrılır, gözyaşı döker, kan döker, döl akıtır küçük adamlar.. içine al beni toprak ana diye inleye inleye, yorulurlar.. yorulsunlar ki uyusunlar.. suyun yamacı gök.. pir-u pak ışıklar saçılsın.. neyin sesi duyulsun uzaktan.. uzaklardan yürüye yürüye geçsin çöl yamaçlarını denizin.. kıymetini unutsun su.. söz olmasın.. çalsın şimdiki gibi en huzurlu şarkısı uykuların.. boynumdan at nalı koşuyor sahir güneşlerin evlatları.. aklıma geceye eklenen günler düşüyor.. davullar çalıyor.. düm teka düm.. paralasa da etini kendi elleri, hırsının omuzları dik, gözleri parlak kulağına fısıldar, durmaz.. iniltilerini susturmaz alınan öçler, karnını doyurmaz küfürler, et ister, kan ister, durmaz.. vazgeçerim.. gözlerimin hakimi, düşüncelerimi çalıyor.. dumanı tütüyor zamanın üstünde, katillerin katili, efendilerin efendisi.. avuçları terliyor.. doğuştan yaşlı, ölümüne ölümlü, kederlilerin kederlisi.. ödüyor bir bir öldürdüğü çocuklarınn kefaretini.. akıtıp bacaklarından yerlere saçarak kahır katranlarını.. zift gibi yüzeyine yayılıyor.. derindekileri değil gözünün gördüğü güzellikleri aklına kazısın ellerin.. bir nefesim var, derin.. gök ikiye ayrılsın.. çöplerin dibe çöküşü gibi ağır ağır iniyor duman belimden aşağı.. toprak ikiye yarılsın.. dipsiz bu yol.. öksüz.. kör.. kollarımı bağlıyorlar.. tek.. başımı eğiyorlar sağa.. düm.. dön diyorlar.. dön ki yorulasın.. sonunu yaz ki.. başlangıcını bulasın..