bir damla su düşse denize, ben omuzunda ağlamış olur muyum?
dünyaya bir daha gelsem -ya hani diyorlar sıklıkla- seni bir yerden bir yere götüren şöför olabilirim mesela.. ya da ne bileyim uzaktan bakıp, gülen yüzüne bir tebessümde ben ekleyeyim isterim ama gerçek bir tane.. oysa şimdi gözyaşım dinmiyor.. böylesi de çok zormuş be canım.. içimde içinden çıkılmaz, katran karası yollar.. dön dolaş aynı yerler.. aynı meymenetsiz suratlar.. ve tabi pişmanlıklar, özlemler.. şimdi sen içeride uyurken bile korkudan etlerim çekiliyor.. gözlerimdeki buğudan önümü göremiyorum.. ve yarın.. bugünden biraz daha kötü olabilir.. bunu da biliyorum..ama bugün tıpkı senin gibi.. son bulmasını dileyeceğim.. yine.. olupta bitmeyenlerin, hiç başlayamamış olanların fikri aklıma düşecek.. kapıyı kapatıp yokoluşa ve an'ın paçasından tutup bırakmayan yitirişin suratına.. yürüyeceğiz seninle bu gece.. yağmur yağar, rüzgar çıkar dert değil.. asıl ben bu borcun altından nasıl kalkabilirim.. nasıl durabilirim duracaksam da.. ya da nereden başlasam anlatmaya, özürleri ve kendime küfürleri sıralamaya.. ben ki senin nefesini duymadığımda nefes almamayı, gözlerini kapadığında kör olmayı diledim her gece.. ellerimle ağzımı kapadım, dilimi yutacağım.. gözlerime mil çektireceğim.. ne göreyim, ne bileyim, ne konuşayım ki.. huzuru armağan edeyim hissetme sebebime.. yaşama sevincime.. dilerim beni sensiz koymasın yüce tanrım.. tek emelim bir gülücüğün bunu bilesin.. belli ki beceremeyeceğim ama olsun.. olsun mu?