yabancılaşmada 40 yıl
vazgeçtim yaşamaktan.. bu savaşın içinde gözlerimi bağladım.. uykusuzluk saçımın tellerine tırmanıyor.. çok fena şarkılar dinliyorum.. baya yalnız hissediyorum.. rüyalarımda rakı içiyorum, sohbet ediyorum.. rüyamda vazgeçiyorum.. ancak orda uyuyorum.. iki yüz görüp eskiyi hatırlamak değil bugünü unutmak istiyorum.. hem benim geçmişim yok ki.. ben unuttum herşeyi.. yok saydım, yok oldular.. hani o hep gittiler ben kaldım tribinin son noktasını koymuş durumda, gidişe hazırım.. derin bir nefes almak kaldı geriye.. herkesin hayatından çıkıp, hiç bilmediğim bi yerde ben olmamayı yada sadece ben olmayı denemek.. bu hevesle çıkacaksan otur kıçının üzerine derler adama.. ne saçma.. herkes yaptığında, olur öle gidilir deyip geçeriz.. ama konu düşünebilen ve yüzleşebilen bir insana geldiğinde, yo yooo bu kadar kolay kaçamazsınlarla cimcikleriz.. hassiktirin ordan! oram buram nasır tutmuş benim.. ne kaçması.. ne göçmesi.."sorun sende değil bende.. sen bana fazla iyisin?" deseler bana bigün.. ha şunu bileydiniz derim.. ben sizinle yapamıyorum be canım.. fazla iyi niyetleniyorum sarmalamaya.. korkusuz kalkanlarımızı boğazımıza çekmişiz.. oooh ne ala tekme atsalar geri teper rahatlığında yayıla yayıla.. unutulan, boğazınıza kadar çekmek için sarfettiğiniz gücün bitebileceği.. ama 'yol' dediğin çok başka.. :
"Yerinin,'söz konusu' bile olamayacağına
gerçekten,temelden 'ikna' olmayan kişi,
yola çıkamaz - çıksa bile, hep,
eski yerinde kalacak olan aklı,
yolu yürürken adımlarını dolaştıracaktır.
Salt arayan kişi, ne yönü, ne yolu, ne yeri
bulabilir : Ancak bir yerden ayrılabilendir,
yolu bulabilen - ne aradığını 'bilen' değil,
nereden ayrılacağına karar verebilen...
yön de yoktur, yol da - meğer ki,
kendi yetersizliğinden bir yön ve bir yol
çıkara, edine...
Yol, belirli bir yerden kalkar,
belirli başka bir yere varır
-ama yolun yönü hiçbir zaman
bu iki yer (iki 'nokta') arasındaki
düz çizgi (bir 'doğru') değildir: -
Yol, dolaşır...
Bir yerden bıkıp, yeni yola çıkan kişi,
çıktığı yolun hiç de yepyeni bir yol
olmayabileceğini; daha önce zaten yürünmüş
bir yol olabileceğini hesaba katmak
zorundadır: Mutlak yeni yol yoktur:
Ama, yola çıkacak kişi açısından, yeni yol
-- çoktur ... "**
"Dünyasını kendi çevresinde kendisi kurmuş,
kendine varan her yolun sonuna yalnızca
kendisinde bulunan bir yer koymuş bir kişi
-kendi yerinden dışarı çıkan yolu nasıl bulur ki?...
Nereye giderse gitsin,
hangi yerden hangi yola çıkarsa çıksın,
kendine egemen olabilen kişi ("bir kral gibi")
terkedeceği yerden yola çıkacağı zamanı da,
çıkacağı yeni yolun yönünü de, kendisi belirleyen kişidir.
ne yerinde ne yolunda, başka kişilere rastlamayacaktır.
-rastladıkları da, hep , onun ne yerini ne yolunu anlayanlar olacaktır. "**
**Oruç Aruoba - Yürüme