2006-11-21

dinle

beyaz karşısında ne yapacağımı bilemiyorum bazen.. sesim kesiliveriyor da parmaklarımın tıkırtısı, teknolojinin şıkırtısı duyuluyor.. bi titremenin esiri bilmem kaç gündür sancılı doğumunda kısır bedenin yırtıla, kopara atıyorum bir yanımı.. kapı dışarı.. esirin öyküsünü ben yazdım.. sürgünün sözünü ben söyledim.. dingin denizlerin kıyısına uzanan uykuların özleminde suskun, mavi kucaklara dayayıp başımı uzunca yolculukları sayıklamadayım.. rüzgar yüzüme hızla çarparken nefes almayı bırakıp, üşümeyi beklerim.. kollarımla kendimi sarar avutur, düş'en'in peşinde, sabırsız, koşmayı bi yana bırakırım, ki en güzelini beklerken gözlerim yolları göremez olmasın yaşlarından.. eğer gelecekse beklerimcilerden, eğer gidecekse kovarımcılardanım.. çok zaman oldu, gözlerimdeki yıldızlar ellerime döküleli.. parmak uçlarımdan evlerine yolculuktalar şimdi.. terkedişte.. hem gündüzüm yoksa gecem süslü olmasın zaten.. ellerimin arasından esmer sabahları bıraktım ben; öle, kavrula..


"...bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende..."


Blog dizaynı
Fantastik bir akıl oyunudur


Kullanılan fotoğraf bir Zuhal Koçan çalışmasıdır

<--
Get your own Box.net widget and share anywhere! -->