ters yüz
bana dönmekten bahset.. içinde olduğum durumun ne menem bir karmaşa olduğunu anlamadığını anlayayım.. küçük kafanın içinde dolaştığını sandığın onca cümlenin ziyan olduğunu söyleyeyim.. neden bu kızgınlık?'birgün herkes öğrenecek bir şekilde' diyor adam ya hani.. önemli değil.. ben gitmiş olucam zaten.. bilmeyenlerin yanından.. ve ilk kez bilmediklerine üzülecekler belki.. hem üzülmek ne kelime? ağır kahır yüklerim omuzlara.. varoluşum amaçsızca yuvarlanmak değil yolun taa üzerinden.. parmaklarımla oyacağım gözlerinizi ve ruhunuzu alacağım pamuk ellerinizden.. "ah ne lüzum vardı?" küstahlığında, sarınıp üşümeye devam edeceğim.. ruhlarınız ısıtmaz. .
nokta boşluk nokta ile devam edebilmeye çalışıyor insan işte.. bi boşluk varsa atlanır belki umuduyla.. mayalara göre son 6 senemizde sevişerek ölücem diyorum sana.. sen bana sokakları anlattırıyorsun.. onun olmadığı yerlerin dibine çöküp dizlerim boğazımda içkimi yudumlarken yarın bugünden daha dönülmez olacak mı diye düşünüyorum.. cümleleri uzatıp urgan yapıyorum.. yağlı urgana sarıyorum etlerimi.. bilmediğin yerden geliyorum.. 'ben, Lady Macbeth..'
"Gövdemi ve tinimi sordular. Arzuydum ben, Lady Macbeth, tutku ve mülkiyet ve yitiriş, Julliette, herşeyi taşımak
benim sesim kısık.. bana dilsizliği anlatsana .. hani o bilmediğin diyarların büyülü otlaklarını anlatır gibi.. hiç denememiş olsan da.. bana hiç bilmediğin yanımı anlat mesela.. uzunca dinlerim seni.. benim hakkımda her bilmediğini kuş tüyü yastığımın arasına saklarım.. ne sen bil ne de ben.. adını unuttuğumuz yazarlardan bahsedelim seninle.. olmadığından bahset bana mesela.. hiç doğmadığıma inandır beni ... .. adımı unut. bitmek bilmeyen sözlerimi oku.. ve susmasını öğrendiğinde sus benimle.. sözlerimi geri alacağım senden.. zamanında söylemeyi unuttuklarımı gömdüğüm yerden çıkarmayı becerebilsem söylerdim belki.. önemli mi ki? rahminde rüzgarla döllemiş beni annem.. ben, yitiriş. savrulmayı iyi bilirim.
** Enis Batur, Koma Provaları