"köşelerimiz uçsuz.. yapılarımız virane.."
ben doğarken adımı seninkine işlemiş güneş.. güneş doğarken senin gidişini yazı vermiş yüzüme gaddar elinin yazısıyla.. gece elimi yüzüne.. sesimi es'ime hapsetmiş.. bir yutkunmuşum bir söylemişim.. hani düş'se de kalkıyor ya insan.. herşey an be an daha da basitleşiyor.. ama bu öz.. ve dair olanları sadece buraya kakılmş gibi.. bu nokta, en beceriksiz, en eli kolu bağlı hali 'an'ın.."gecenin öteki yüzünde sorgulanan günahlarımız hep vardı.. "
yüzümü boyayıp gülerken, gözlerim seni arıyor her gün.. kapıda beliriveren gölgeni farkedince kanım çekiliyor damarlarımdan.. bir titremedir tutturuyorum.. illede senimi isterim diye şımardıkça gözden uzaklaşışını izliyorum.. gece.. öteki yüzünde bir sen bir ben..
"gecenin öteki yüzünde.. söylenecek sözlerimiz hep vardı.. susardık hiç bir şey sormazdık..."
korkarak her sarılışında gün geceye.. en aydınlık olan seni bile karartıveriyor.. gözümün ışığı takibinde..
"gecenin öteki yüzünde.. saklanacak sırlarımız hep vardı.. sessizliğimiz geçmezdi bizlerden.. "
her an daha da fazla kabullenmiş olmanın rahatsız edici sakinliği işte bu.. duman üzerime çöküyor içimden çok.. gözlerimi sımsıkı kapıyorum.. saymıyorum.. sonsuz kere ebeyim.. sonsuz kere yandım.. oyundan sen çıkıyorsun.. gözlerini sımsıkı kapıyorsun.. umudumu sayıyorsun geriye..
" gecenin öteki yüzü bizim yüzümüz.. umutlarımız suçsuz.. biçare.."